15 Temmuz’un yazılmayan romanı…

Milletlerin tarihlerinde çok önemli dönüm noktaları vardır. Dışardan gelen düşmana karşı yürüttüğümüz Kurtuluş Savaşı nasıl yeni bir devletin Türkiye Cumhuriyeti’nin kapılarını açmışsa, içerden bir düşmana karşı verilen İkinci Kurtuluş Savaşı olan 15 Temmuz Direnişi de, bu devletin ilelebet varlığını tescillemiştir.

15 Temmuz sadece bir darbe kalkışması değildir. Aynı zamanda bir milletin varlığına yönelmiş ihanet, Türkiye Cumhuriyeti’nin istikbalini hedef alan cinayet teşebbüsüdür. O gece bağımsız ve hür Türkiye Cumhuriyeti, yok edilmek ve emperyalist oyunun parçası haline dönüştürülmek istenmiştir.

Geçtiğimiz aylarda birinci yıldönümünü geride bıraktığımız bu büyük zaferin gelecek nesillere bir zafer nişanı olarak miras bırakmak en büyük arzumuzdur. Milletin kahramanlık destanının yine en doğru ve en detaylı şekilde milletin evlatlarınca bilinmesi gerekmektedir.

15 Temmuz Roman Yarışması adını verdiğimiz bu proje ile bir milletin direnişinin destansı öyküsünü anlatmayı ve bu öyküyü kalıcı hale dönüştürmeyi hedefliyoruz. Gelecek kuşakların ibret alacakları bu öykülerin somut bir esere dönüşmesi de hiç kuşkusuz romanlar vasıtasıyla gerçekleşecektir. Bu vesile ile 15 Temmuz ile ilgili söyleyecek sözü, yazacak bir hikayesi olan tüm yazarlarımızı tarihin şahitlerini yazmaya davet eder, saygılar sunarım.